KATEGORİLER
Son Yazılar
- As Good As It Gets Filminden
- Kemal Kılıçdaroğlu
- Internet = Google
- Metrobüs'e Neler Oluyor?
- Zenginlerin Daha Çok Vergi Ödemesi Gerekmez Mi?
- Bir İnternet Kullanıcısının Deneyimleri
- (500) Days of Summer - Aşkın (500) Günü
- BeautifulPeople.Com
- Hatırladım: Yaşar Kurt
- Anıyorum: Bülent Ecevit
- Quest.Net Nedir?
- Google'ın Logosu
- Domuz
Bir İnternet Kullanıcısının Deneyimleri
- 12-11-2009
- Kategorisi: Aklıma Takılanlar

Son zamanlarda internette haber siteleri, yazarlar, mailler, bloglar, sosyal paylaşım siteleri, live messenger vs. derken rutin kontrollerimin bile ne kadar zamanımı aldığını farkettim ve kendimce önlemler almaya başladım. Öncelikle sizin de içine düştüğünüzü düşündüğüm durumu örnekleyelim.
Türkiyenin en büyük gazetelerine haber okumaya girersiniz, gözünüzün içine giren “Dünya bunu konuşuyor, Böyle bir rekor görülmedi” yazan haberlerle karşılaşırsınız tabi haliyle tıklarsınız bir bakmışsınız 3 yıldır ortalarda gezen bir video. Çok fazla birbirinden gereksiz birbirinden şişirme haberler, üstüne bir de youtube’dan araklanan videolar.
Öte yandan, herkesi öyle ya da böyle üye yapmış ve kullanıcılarının -tüm eksilerine rağmen- iyi bir network iletişimi sunan facebook ve diğer sosyal paylaşım siteleri de zamanımı çalanlar arasında. Yüzlerce gereksiz oyun, etkinlik ve grup davetleri sadece zaman kaybı. Özellikle gruplardan o kadar gına geldi ki anlatamam. “Ondan 1 milyon kişi bundan 10 milyon kişi, haydi türkün gücü” gibi ulvi bir hizmete soyunduğunu sanan sanal ortam şovenlerinin yanında yine bir o kadar saçma “Bülent Ersoy’u Barzani’ye verelim, Musul ve Kerkük’ü alalım, barışalım diyenler.” “Son 5 dakika ders işlenmez diyenler" gibi hangi amaca hizmet ettiği belli olmayan gruplarımız da ısrarla üye peşinde. Son zamanlarda bir de twitter ve friendfeed çılgınlığı başladı. Özellikle celebrity’lerimizi an be an takip ediyoruz. Onlarda yemiyor, içmiyor yazıyor bizlere. Günde 20-25 post atanlar var ki neredeyse yarım saatte bir demek bu.
Bir de internetin gediklisi diyebileceğimiz daha bunlar yokken zamanımızı çalan spamlar var ki, interneti 1996 den beri kullanan biri olarak “1 yıldır dönen acil kan istekleri, 100 kişiye yollarsanız zengin olacağınızın vaatleri ve 3 kuşak önce amerikaya göç etmiş büyük büyük dedemden kalan 1 milyon dolar miras" mailleri mail kutumdan hiç eksik olmadı ve tüm bu yeniliklere rağmen spamcılar tarafından cazibesini yitirmedi.
Sorunumu tanımladıktan sonra aldığım ve alabileceğiniz çözümleri belirtmeye geçelim. Alacağımız önlemler verimlilik etkinlik ve KISS ekseninde. (Keep It Simple, Stupid)
Liste halinde yazarsam:
· Takip ettiğim tüm siteleri, yazarları ve haber sitelerini RSS denilen internette yaklaşık 10 yıldır bulunan fakat Türk kullanıcıların nedense sosyal paylaşım sitelerin aksine rağbet etmediği** bir sistem RSS. Artık neredeyse tüm sitelerin destek verdiği özet bilgi servisi diye size kısaca tanımlayabilirim. Google Reader biçilmiş kaftan bu iş için. Tüm özet haberleri, abone olduğunuz sitelere girilen yeni yazılar anında bu ekranda. Sadece başlık ve özet girmeye değerse habere giriyorsunuz ve bu size inanılmaz zaman kazandırıyor. RSS rutin takip ettiğiniz siteleri inanılmaz kullanışlı, verimli ve etkin hale getiriyor. Önemli gördüğünüz haberlerin yanındaki yıldız tuşuna basarak kendi haber arşivinizi oluşturabilirsiniz.
· Artık herkesin 2-3 tane farklı sebeplerden dolayı mail adresleri var. Ben tüm maillerimi Outlook’da topladım. Outlook kullanmıyorsanız mail hizmeti veren şirketlerin iletme (forward) ya da pop3 desteğini kullanarak yine tek bir webmail kutusunda toplayabilirsiniz. Spam içinse maillerimin spam koruma düzeylerini yükselttim, Outlook’un da spam engellemesi sayesinde spam sayım dolayısıyla harcadığım zaman oldukça azaldı.
· Sosyal Paylaşım sitelerinden arkadaşlık talebi, mesaj gibi bi kaç istisna dışında grup, etkinlik, oyun vs.lerin bildirimlerini e-mail olarak almayı kapattım.
· Bir diğer sorun internette bişeyler ararken başka şeylere takılıp asıl aradığın şeyden uzaklaşmak. Bişeyler araştırırken gördüğüm her iyi olabileceğini düşündüğüm yazıyı hemen okumuyorum, zira o konudan o konuya atladığımdan dolayı asıl konudan uzaklaşmış bambaşka biyerde buluyorum kendimi. Bunun için bulduğum çözüm read it later diye bir hizmet. İlginizi çeken şeyle fazla haşır neşir olmadan hemen işaretliyorsunuz, o sizin için kaydediyor boş zamanınız olduğunda okuyorsunuz. İster tarayıcı eklentisini, isterseniz online hizmetini kullanabiliyorsunuz.
· Tarayıcıların da bana yeterince yardımcı olmadığını fark ettim. Tarayıcınıza eklenebilecek 1-2 eklenti ile çok daha rahat ve hızlı bir sörf deneyimi yaşayabilirsiniz. Örneğin adblock eklentisi (hayır, popup blocker değil) internet sitelerindeki reklamları engelliyor. İhtiyaçlarınıza göre tarayıcı eklentileri arayabilirsiniz. Bunun için üşenmeyin. Eklentiler çok daha rafine bir sörf deneyimi sunuyor. Az bir geçmişe sahip olan ama yeni özellikleriyle çok konuşulacak Flock adlı internet tarayıcımız ise neredeyse mucize yaratmış. Kendini Sosyal Tarayıcı olarak betimleyen Flock, aklınıza gelebilecek tüm sosyal paylaşım sitelerini bir araya getirdiği gibi az önce bahsettiğim Google Reader’a da otomotik bağlantı sayesinde google'a bile girmeden önünüze getiriyor RSS’leri. Eğer facebook, twitter, myspace, flickr, youtube, digg, blogger, wordpress gibi sitelere sürekli giriyor ve ne var ne yok diye bakıyorsanız, tüm güncelleştirmeler, haberler, mesajlar bir sidebar sayesinde elinizin altına geliyor. Hatta olayı öyle abartmışlar ki eğer popüler blog sağlayıcılardan birinden bloğunuz varsa hemen yazınızı tarayıcıdan açacağınız bir pencereye yazıp, yayınlayabilirsiniz. Tüm servisleri deyim yerindeyse birbirlerine eklemlemişler. Web 2.0*** dan sonra internetin başına örülecek en büyük bela gibi geldi bana =)
İnternetteki kirlilik ve zaman yönetimi için bulduğum son çözümler böyle. P2p, download vs. gibi şeyler için bulduğum çözümlere girersem bu yazı bitmez. O yüzden burada bitirelim.
***Viki’ye göre : “Basit bir dille Web 2.0, 2004'de kullanılmaya başlayan bir sözcüktür ve ikinci nesil internet hizmetlerini - toplumsal iletişim sitelerini, vikileri, iletişim araçlarını yani internet kullanıcılarının ortaklaşa ve paylaşarak yarattığı sistemi tanımlar. Vikipedi, Youtube, flickr, del.icio.us, Ekşi Sözlük, pilli network, Facebook v.b. arkadaşlık siteleri gibi kullanıcıların diğer kullanıcılar için ziyaret ettikleri İnternet siteleri veya kullandıkları programlardır.”
** Dünyada internet kullanımında 16. sıradayken, msn kullanımında 2., facebook kullanımında 4. sıradayız.
http://www.cnnturk.com/2008/bilim.teknoloji
http://www.netgazete.com/NewsDetail.aspx?nID=545031
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=659933
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/11741188.asp
Arama
@aykuterdogan Tweets
-
bbc intro ve countdown çok mu güzel yoksa abartıyor muyum? evet, müzik yerine dinliyorum.. http://bit.ly/91VhQZ http://bit.ly/dnEkeK
23 Weeks Ago -
+sonsuz -sonsuzdan kurtulmamın şerefine gelsin.. http://bit.ly/cAiezP
24 Weeks Ago -
civanım delikanlım ne hale gelmiş :)
26 Weeks Ago -
@kadiryaz eskiden de eski bayramlar daha güzeldi.. :)
35 Weeks Ago -
Google nereye koşuyor? http://bit.ly/7scmOc
35 Weeks Ago -
http://www.aykuterdogan
37 Weeks Ago

İletişime açız ondan olabilir. bir de cok motor var artık teknolojisini kendi kendine guncelleyen.. arama motoru, gezme motoru, çakma motor :)