KATEGORİLER
Son Yazılar
- As Good As It Gets Filminden
- Kemal Kılıçdaroğlu
- Internet = Google
- Metrobüs'e Neler Oluyor?
- Zenginlerin Daha Çok Vergi Ödemesi Gerekmez Mi?
- Bir İnternet Kullanıcısının Deneyimleri
- (500) Days of Summer - Aşkın (500) Günü
- BeautifulPeople.Com
- Hatırladım: Yaşar Kurt
- Anıyorum: Bülent Ecevit
- Quest.Net Nedir?
- Google'ın Logosu
- Domuz
Zenginlerin Daha Çok Vergi Ödemesi Gerekmez Mi?
- 26-11-2009
- Kategorisi: Ekonomi

Bu konuda Türkiye’de 50 bin kişinin 1 milyon doların üzerinde serveti var, bunların toplam serveti 300 milyar doları buluyor, en tepedeki 106 kişinin serveti ise 112 milyar dolar, ne yapacaklar bu kadar parayı belli bir kazancın üstünde hepsini vergi olarak versinler, devlette dağıtsın sayıları 13 milyonu geçen ayda 200 ila 500 lira kazanan ”fakir fukaraya, garip gurebaya¹” diyebilirdim. Ama kazın ayağı öyle değil².
Öncelikle bu konuyu tartışmak için 2 farklı açıdan bakmamız lazım,
1- Gelişmekte olan ülkeler 2- Gelişmiş Ülkeler
Biz ülkemizi de ilgilendirmesinden dolayı daha çok gelişmekte olan ülkeleri konu alacağız, gelişmiş olan ülkelerden de biraz bahsederiz tabii.
Ülkemizin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkeler için başarılmak istenen en önemli kalemlerden biri kuşkusuz istikrarlı ekonomik büyüme ve bunu başarmanın önündeki en büyük engellerden biri sermaye ve tasarruf yetersizliği. Yeterli tasarruf-yatırım düzeyine ulaşamamış ülkeler, hızlı ve sürekli büyümeyi başaramazlar. Bu yatırım-tasarruf düzeyini biraz Ayşe Teyze³ anlasın diye açarsak; gelecekteki üretimin arttırılması bugün elimizdeki paranın bir bölümünü tasarruf edilmesi ve yatırama dönüştürülmesidir. Bu sayede gelecekte daha çok üretir dolayısıyla daha çok tüketebiliriz.
Sermaye birikmiş emektir, sermaye istiyoruz, tasarruf istiyoruz ne yapmalıyız? Eğer emeğin elinden parasını alırsak bir taşla 2 kuş vururuz. Hem az tüketirler, biz onların adlarına tasarruf yaparız, hem de üretime kattıklarının karşılığını vermeyiz, aşırı karlılık oluşur, daha çok sermaye birikir, daha çok yatırım yapılır sonucunda daha büyük büyüme gerçekleşir.
İşte bizim yıllardan beri yaşadığımız kronik enflasyonların tam da sebebi budur. Enflasyon nedir? En basit tanımla fiyatlar genel düzeyinin yükselmesi. Yani bu yıl 10 liraya aldığın şey gelecek yıl 20 lira. Gelir ise bu yıl 10 lira gelecek yıl 11 lira. Hani orta direk kalmadı ya, işte bilerek isteyerek kalmadı. Bu Koç, Sabancı, Doğan, Has gibi ailelerimiz de bilerek ve isteyerek oluşturuldu. Orta direk ne yapar ki? Alır parayı, tasarruf etse de, tasarruflarıyla ev alır, araba alır, harcar yani. Sanayimizin kalkınması için yatırım yapmaz ki. Ama o parayı orta direğimizin elinden alır zengin ailelerimize verirsek onlar ne yapar? O kadar parayı harcayacak halleri yok ya, illa ki tekrar üretime verirler. O zaman üstüne bi de teşvik verelim. Yaşasın arz-yanlı iktisat! Özal gibi diyelim: “Ben zengini severim!”.
Velhasıl, gelişmekte olan ülkelerde zenginlere yüksek oranlarda vergiler koymak sadece sürekli ve yüksek büyümeyi tehlike altına sokacaktır. Devlet sınırlı şekilde müdahale etmelidir. Zaten hükümetimiz de kurumlar vergisini ne kadar kazanırlarsa kazansınlar %20’ye çekmiş, zenginlerin vergisi olarak bilenen veraset ve intikal vergisini de sanırım yeni oranların önemsiz rakamlar olmasından mütevellit gelir vergisi içine kaydırmış. Zenginliğin nasıl korunduğunu görmek için şu oranlar yeterince açıklayıcı olacaktır. Mesela zengin biri öldü varislerine şöyle paylaştırıyoruz: Kişi başına 96 bin 75 TL’ye kadar vergi yok. 96 bin 75 TL'den sonra gelen 150 bin TL için yüzde 1, sonra gelen 320 bin için yüzde 3, sonraki 680 bin için yüzde 5, 1 milyon 380 için yüzde 7, 2 milyon 530 bini aşan kısım için yüzde 10 Veraset Vergisi ödeniyor.
İşçi düşünelim bir tane de, belki zengin değil ama o da insan. Eline 1300 lira geçen 4 kişilik aile babası, işçi Tayyip4 gelir vergisini ve dolaylı vergileri de (ötv, kdv vs.) kattığımız zaman %40'a yakın vergi ödüyor.
Aslında Invisible Hand’e bıraksak ağlatacak olan sistemimiz, 600 bin kişiyi gıda giderlerini dahi karşılayamayacak şekilde, 13 milyon kişiyi ise yoksulluk sınırının altında ayda 200-500 lira arası parayla yaşatıyor5.
Dünyada ki finansal serbestleşme ve sermayenin mobilize oluşu da vergi oranlarına çok büyük etki etmekte, sermayeye ihtiyacı olan ve dış sermayeyi kendi ülkesine çekmek isteyen ülkeler vergi oranlarını düşürmekte.
Şimdi geçelim gelişmiş ülkelere;
Gelişmiş ülkeler güçlü sermaye yapısı, gelişmiş sanayileri, gelişmiş altyapıları, gelişmiş teknolojileri vs. sebebiyle artık tasarruf – tüketim terazisini tüketimden yana kullanmaktalar. Zira onların korkusu üretimden çok eksik- tüketim. Üretim kapasiteleri yeterli seviyeye ulaşmış, sermaye yapıları güçlü. Artık atıl kapasite oluşmasını istemiyorlar. Bu yüzden emeğin üretimden aldığı pay daha fazla ve devlet yeniden dağıtıma daha çok gönüllü. Üretilen malın tüketilmesi de gerekiyor değil mi? İç piyasanın yüksek doygunluğa ulaşması ve rekabet iç piyasada ucuz mal sattırırken, yine aynı sebepler ve büyüme isteği firmaları daha karlı, rekabetin az olduğu yeni pazarlar aramaya itiyor. Ve yatırım için sermaye aktarımını dış ülkelerin katma değerlerini alarak yapıyorlar. Dış ticaret duvarlarının indirilmesi için kırk takla atmaları da bu sebepten.
Gelişmiş devletlerde servet vergisi (veraset ve intikal) %40’ları buluyor. Gelir vergisinde Türkiye’deki uygulanan oranlara benzer oranlar mevcut6 .
Sonuç: Ekmek ve köfte hiç bu kadar adaletsiz paylaşılmamıştı =)
¹ Başbakan hay ağzını öpeyim (öğğğh) senin kadar iyi fakir edebiyatı yapanı görmedi bu ülke. 4 kişilik ailelerin toplam kazancı bu arada. Yanlış anlaşılmasın kişi başı değil.
² Bu kazın ayağı herhalde perdeli ya ondan böyle bi deyim var, bildiğimiz ayaklardan değil gibi yani..
³ Güngör Uras'ın Ayşe Teyze'si, çalmadım hemen kulp takmayın :)
4 Örnek İş Hukuku Eski Hocam Prof. Dr. Müjdat Şakar’ın sınav sorularından esinlenmedir.
5 4 kişilik ailelerin toplam kazancı bu arada. Yanlış anlaşılmasın kişi başı değil.
6 Avrupa Birliği’nde uygulanan tüm vergileri şu linkten görebilirsiniz.
Farkındayım sınırlı bir analiz oldu vergilemede adalete yada artan oranlı vergilendirmeye girmedik bile.. Bu konuda hem iktisadın ünlü kaçış noktası ceteris paribus’a (diğer değişkenler veri iken) ve karşılaştırmalı statik analize sığınıyorum hem de blog burası tez değil ki bu =)
Arama
@aykuterdogan Tweets
-
bbc intro ve countdown çok mu güzel yoksa abartıyor muyum? evet, müzik yerine dinliyorum.. http://bit.ly/91VhQZ http://bit.ly/dnEkeK
23 Weeks Ago -
+sonsuz -sonsuzdan kurtulmamın şerefine gelsin.. http://bit.ly/cAiezP
24 Weeks Ago -
civanım delikanlım ne hale gelmiş :)
26 Weeks Ago -
@kadiryaz eskiden de eski bayramlar daha güzeldi.. :)
35 Weeks Ago -
Google nereye koşuyor? http://bit.ly/7scmOc
35 Weeks Ago -
http://www.aykuterdogan
37 Weeks Ago

Aynen katılıyorum. fakat o fazla para direkt devlete değilde (en azından halihazırdali devlete değili) Oparayı gerçekten fakir fukaraya dağıtacak bir S.T.Örgüte vermeli... Gerçi onlarında suyu çıktı ama...